Home Haberler Etkinlikler Reha Erdem İstanbul Modern’de!

Pinterest




Sinemamızın önemli yönetmenlerinden Reha Erdem ve filmleri 24-31 Ocak tarihleri arasında İstanbul Modern‘de izleyiciyle buluşuyor. Uzun metraj filmleri dışında kısa filmlerinin de gösterileceği, etkinliklerde Reha Erdem dışında SİYAD‘a üye sinema yazarları ile yönetmenin farklı filmlerinde yer alan oyunculardan Köksal Engür, Şenay Gürler, Ali Düşenkalkar, Elit İşcan, Handan Karaadam, Sermet Yeşil ve Türkü Turan‘ın da katılacağı film gösterimleri yapılacak.

24-31 Ocak tarihlerinde gerçekleşecek “Yönetmenlerle Buluşma”nın ilk programında Reha Erdem’in A Ay, Kaç Para Kaç, Korkuyorum Anne, Beş Vakit, Hayat Var ve Kosmos isimli altı uzun metrajlı filmi gösterilecek. Film gösterimlerinden önce SİYAD üyeleri Nil Kural, Olkan Özyurt, Uygar Şirin, Sevin Okyay, Murat Emir Eren, Janet Barış, Elif Tunca, Esin Küçüktepepınar ve Ceyda Aşar özel sunumlar yapacak.

 

Reha Erdem

 

24 Ocak Perşembe günü saat 19.00’da Reha Erdem söyleşisi gerçekleşecek.

Programda ayrıca yönetmenin Deniz Türküsü (2001), Ekim’de Hiçbir Kere (2006), Lost in the Post (2012) ve Bana Yalan Söyleme (2012) başlıklı kısaları da sunulacak.

 

Programda yer alan Reha Erdem filmlerine kısa bir bakış…

A Ay, 1989
Türkiye, 35mm, Siyah-beyaz, 100’
Türkçe
Oyuncular: Yeşim Tozan, Gülsen Tuncer, Nurinisa Yıldırım, Münir Özkul

Reha Erdem’in ilk uzun metrajlı filmi A Ay, Büyükada’da çekilmiş, düşler, bilinçaltı ve efsanelerden oluşan, masalsı, etkileyici görüntüleri, değişik anlatımı ve deneysel arayışları olan bir film. Es­ki bir ev­de ku­ral­cı ha­la­la­rı ve has­ta de­de­si­nin ya­nın­da an­ne­siz bü­yü­yen 11 ya­şın­da­ki Yek­ta’nın hayatından bir bölüm sunuyor. Gösterime girdiği yıl Locarno, Moskova, Vancouver gibi uluslararası festivallerde büyük beğeni toplamıştı. Film, şiirsel ve mistik dünyası, kendine has zaman ve mekan kurgusu ile kişisel bir sinema örneği ortaya koyuyor.

A Ay aydınlık ve çarpıcı bir şiir. Geleneksel Türk sinemasından güçlü bir kopuş.” – W. Sam (Variety)

“İnsan hayatından çekip giden her anın, her şahsın, her çilenin, her rüyanın nesilden nesile, insandan insana geçen ağırlığına delalet ediyor. Bu nedenle de hayli hüzünlü, hüzünlü olduğu kadar da ürkütücü bir film. Mekan seçimi, replikleri, senaryosu ve görüntü yönetimiyle bir ilk film için hayli güçlü. Ancak filmde Erdem’in özellikle kurgu için bir arayış içersinde olduğu aşikar. Bununla beraber, Erdem’in senaryosunu yine kendisinin yazdığı sonraki filmlerinde de tıpkı A Ay’da olduğu gibi travmatik karakterlere yer vereceğine dair ilk işaretleri bu filmle alıyoruz. Ay Ay’ın peşinden ise, Erdem reklamcılık hayatına başlıyor. Kadim dostu Ömür Atay ile birlikte.” – Murat Emir Eren

 

Kaç Para Kaç, 1999
Türkiye, 35mm, Renkli, 100’
Oyuncular: Taner Birsel, Zuhal Gencer Erkaya, Engin Alkan, Sermet Yeşil, Bülent Emin Yarar

Bir gömlek dükkanı işleten ve sıradan bir yaşamı olan Selim ve karısı Ayla’nın hayatlarına büyük bir para girer. Para, evlenip boşanmış, bodrum katında annesiyle yaşayan ve dış dünyayla tek ilişkisi televizyon olan komşuları Nihal’i de etkiler. Küçük yaşantılarına giren büyük para, küçük bir suçu ve büyük bir trajediyi getirir. Kaç Para Kaç, Oscar Ödülleri’nde “Yabancı Dilde En İyi Film” dalında Türkiye’yi temsil etti.

“Kaç Para Kaç’ın neredeyse her karede görünen başkarakteri Selim’de Taner Birsel mükemmel bir performans sunuyor. Herhalde her oyuncunun hayalini kuracağı karakterde ağır ağır geçirdiği değişim çok etkileyici. Selim fazlasıyla ciddi ve çok namuslu, adeta namus timsali bir adam. Derken kendini, belli ki namussuzca elde edilmiş beş yüz bin doların istemeden sahibi olmuş buluyor. Para mı duruma hakim olacak, yoksa Selim’in namusu bu vartayı atlatacak mı?”Sevin Okyay


Korkuyorum Anne, 2004

korkuyorum anne 1
Türkiye, 35mm, Renkli, 128’
Oyuncular: Ali Düşenkalkar, Işıl Yücesoy, Köksal Engür, Şenay Gürler, Arzu Bazman

Film, Ali’nin geçirdiği bir kaza ile başlar. Kazada Ali hafızasını kaybeder. Filmin bütün “insanları” kendilerini Ali’nin kafa karışıklığı ile gelen bir karmaşanın içinde bulurlar: Hayatın karmaşası. Bu karmaşa, elden ele dolaşan, sahibini arayan değerli bir yüzük, bir hırsızlık hikayesi ve sahte bir polis soruşturması ile daha da renklenir.

“Yönetmen, İstanbul’u çok iyi kullanmış. Vapur sesleri, martıları, sokakları ve çatılarıyla karşımızda sahici bir doku var. Yitirdiğimiz o güzel eski şeyler ve organizma olarak bizler üzerine bir masal Korkuyorum Anne.” – Murat Erşahin

 

Beş Vakit, 2006
Türkiye, 35mm, Renkli, 110’
Oyuncular: Özkan Özen, Ali Bey Kayalı, Elit İşcan, Bülent Emin Yarar, Taner Birsel, Selma Ergeç

Beş Vakit, sırtını yüksek kayalıklara dayamış, yüzünü yüce bir denize dönmüş, etekleri zeytinliklerle süslü küçük, fakir bir köyde geçer. Zaman her gün ezan sesiyle beş ayrı vakte bölünür. İnsana özgü bütün olaylar her gün bu beş vakit dilimi içinde yaşanır. Çocukluktan gençliğe geçen, 12-13 yaşlarında üç çocuk Ömer, Yakup ve Yıldız bu beş vakitli filmde, köy sakinleri arasında öne çıkar.

“Beş Vakit, adı üzerinde, kendisini ‘gündelik hayatı düzenlemek’ üzere bölümlendirilmiş döngüsel bir zaman anlayışı üzerine kuruyor. Yatsı’da başlayan film, Sabah sona eriyor. Bir günün sabahında ‘bitmeyi’ tercih ederek de, bu döngünün kendisi dışındaki devamlılığına dair bir işaret bırakmış oluyor. Bu süregiden gece/gündüz döngüsü, belki de bir türlü ‘düzelip’ ileri gidemediğinden, kimi zaman bir ânın içerisinde genişliyor, kimi zaman ise kalakalıyor. Ve yine aynı sebepten belki Beş Vakit’in çocukları için büyümek daha zor.” – Senem Aytaç

 

Hayat Var, 2008

hayat var k
Türkiye, 35mm, Renkli, 121’
Oyuncular: Elit İşcan, Erdal Beşikçioğlu, Levend Yılmaz, Banu Fotocan, Handan Karaadam

Reha Erdem’in bu beşinci uzun metrajı, balıkçılık yapan tekneci babası ve yatalak dedesiyle beraber yaşayan 14 yaşındaki genç kız Hayat’ın büyüme sürecini anlatıyor. Hayat, İstanbul Boğazı’na açılan bir dere ağzına kurulmuş, derme çatma ahşap bir evde yaşamaktadır. Boğaz, güzel olduğu kadar karanlık ve tehlikelidir. Babası geçinmek için küçük teknesiyle bu sularda balıkçılık yaparken, birtakım yasadışı işlere de girip çıkar. Hayat, bu zorlu, sert ve acımasız dünyaya doğmuştur ama yaşama sıkı sıkıya sarılır. Dünyadaki adaletsizliklere karşı cesaretini, dayanıklılığını ve umudunu yitirmez.

“Hayat Var iddialı bir film, Erdem sinemasının geldiği noktayı gösteriyor. Jean Luc Godard sineması kadar sert de olabiliyor, Theo Angeleopulos’a yaklaşıp minimalist bir tavır da takınabiliyor mesela. Filmin bütününe bir sessizlik hakim, sessizliğin sıkıştığı noktada Orhan Gencebay devreye giriyor ve Hayat’ın ruhunu, içsel çalkantılarını müziğiyle ele veriyor. Bugüne kadar Türk sinemasında görülmemiş biçimde profesyonel ve etkileyici bir ses kullanımı var. Film bitip günler geçse de sesler akılda kalıyor, vapur, deniz ya da arabesk şarkılar fark etmiyor.” – Janet Barış

“Erdem, Türk değil dünya sinemasında bile eşine az rastlanır özgünlükte bir filmle çıkageliyor bu sefer. Filme bu denli coşkuyla yaklaşmamak için ise ya yaptığı birçok numaradan yorulmak ya da onları anlamamak lazım. Zira ‘Türkiye’nin sosyal yapısı, postmodern bir sinema diliyle nasıl devrimci bir film modeline yerleştirilir?’ sorusunun dersini veriyor Reha Erdem burada.” – Kerem Akça

 

Kosmos, 2010

kosmos 1
Türkiye, 35mm, Renkli, 121’
Oyuncular: Sermet Yeşil, Türkü Turan, Hakan Altuntaş, Sabahat Doğanyılmaz

Film, Kars’ın karlarla kaplı kasabasına sığınan seyyah, Kosmos’un hikayesidir. “Aşk”ı arayan, ölü çocukları diriltmek gibi mucizeler yaratabilen bu sıra dışı adamın yaşadıklarını izler.  İnanç, şifa, savaş, sınır, hayvanlar, Şamanizm ve Kars’ın bir araya geldiği bir masal gibidir.

“Hayvanlarla insanların kader yoldaşı olduğu bir alem burası. İster demirden ister etten kemikten, korku dolu ya da çığırtkan, mükemmel ayrıntı çekimlerinden bize bakıyor bütün bu hayvanlar, her şeyi bizim kadar ‘anlıyor’ ya da ‘anlamıyorlar’…. Kosmos, dünyayı anlayamasalar da anlamadıklarını sezen hayvanlar dünyasına koşut insanlar dünyasındaki gafletin hikayesi (ya da kıssası)… Herkesin beklemede olduğu, ordu ile sivil arasında, mesihlik ile delilik arasında, ‘hiçbir şey olmuyor’ duygusu ile ‘bir şeyler olacak’ beklentisi arasında bir arafta sallanan bir memleket hissi ancak bu kadar güzel aktarılabilirdi.” – Fatih Özgüven

 

Kısalar:

Deniz Türküsü, 2001
Türkiye, DVD, 4’
Oyuncu/Ses: Cüneyt Türel
“İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar.” Yahya Kemal Beyatlı’nın şiirinden yola çıkan, rüya gibi bir yolculuk.

Ekim’de Hiçbir Kere, 2006
Türkiye, DVD, 26’
Erdem, sabit bir kadrajda yakaldığı bir manzara kesitini her defasında farklı sunarak izleyicinin zaman ve mekan algılayışını sorguluyor.

Lost in the Post, 2012
Türkiye, DVD, 4’31”
Reha Erdem’den bir deneme…

Bana Yalan Söyleme, 2012
Türkiye, DVD, 1’23”
Reha Erdem’den bir deneme…

 

Cevap Yaz