Hoş geldin ey okuyucu! Bir değişiklik fark ettin mi? Evet, evet neden bahsettiğimi anladın. Bir süredir üzerine gizli gizli, harıl harıl çalışıyorduk bugün itibariyle de “yenilik, gelişim iyidir” mottosuna sıkı sıkıya bağlı bir ekip olarak Kısa İyidir’de yeni tasarıma geçtik. Çekinme istediğin gibi kurcala, yeni her sistemde olabilecek hatalardan birine denk gelirsen de bize haber vermeyi unutma. Bizler bugüne hep beraber geldik, bundan sonra da beraber büyüyeceğiz, gelişeceğiz, güzel işler yapacağız. Hazır mısın? Ciddi soruyorum!

Kısa İyidir yıllar yıllar önce bir ihtiyaçtan doğdu. Sinema okurken kısa film çekmek de onu haberlerini bile zar zor duyduğumuz 3-5 festivale göndermek de daha sıkıntılıydı. Sinema okuyup, kısa film çekip, festivale nasıl katılacağını bilmeyen arkadaşlarım vardı. Biz burada kendi küçük dünyamızda gelmiş geçmiş en güzel hikayeleri anlattığımızı zannederken dünyada kısa filmde neler oluyordu çoğumuzun haberi bile yoktu. Önümüzde bir iki “sanat filmi” yapan yerel yönetmen örneği vardı, kısa filmle sinemayla ilgilenen herkes de onların junior modelleri olarak etrafta salınırdı. Bilgi ihtiyaçtı. Ülkenin koşullarına göre en iyi sinema okullarından birini okuyorduk ama çoğu konuda bilgisizdik. Hocalarımızdan ne alabiliyorsak alıp, geri kalanını el yordamıyla öğreniyorduk. Ne dünyada neler yapıldığından haberimiz vardı, ne festivallerden, ne birbirimizden. Festivallerde başarılı olmuş uzun metrajları izleyip, öyle filmler yapmayı hayal edip, trajikomik koşullarda hayalini kurduğumuz filmlerin çok uzağında kısa filmler çekiyorduk. Kısa İyidir işte bu ihtiyaçtan doğdu. Festivallerden, sektörden, dünyada olan bitenden, değişen yönelimlerden, keşfedilmeyi bekleyen yeteneklerden, gelişen tekniklerden, yenilenen teknolojilerden daha fazla haberdar olmak için. Ne şanslıyım ki o günden bugüne Kısa İyidir’de pek çok şeyi değiştirdik, geliştirdik ama bu temelden hiç sapmadık. Film üretimini ve kalitesini arttırmak için yola çıkıp daha çok tutuyor diye film eleştirisine dönmedik mesela. Bilmediğimiz konularda ahkam kesmedik sonra. İki kuruş para için sağa sola sapmadık. İki galaya beleş gireceğiz diye vizyon filmlerini yazmadık. Aralarına katılalım diye istemediğimiz kimseye selam vermek zorunda kalmadık ve de. Derdimiz belli, temelimiz sağlam, o temelden devam.

En başından beri tek amaç vardı, üretmek, gelişmek için yola çıktık, hep aynı yolda devam ediyoruz. Tek taraflı bir ilişki değil bizimki hep birlikte büyüdük, geliştik. Biz senden öğrendik, sen bizden. O yolda yavaşladığımız günler oldu, durduğumuz günler oldu, motivasyonumuzu kaybettiğimiz günler oldu, heyecanlanıp toparladığımız günler oldu, gerek sektörde gerek hayatımızda gerekse ülkede pek çok şey oldu; biz vazgeçmedik. Birbirine ağız dolusu güzellemeler sunanların arasında neden bilinmez öteki olduk, elimizden geldiğince yardım ettiklerimizden, işi düşünce hatırlandığımız çoğu arkadaşımızdan, meslektaşımızdan destek görmediğimiz gibi kösteklendik; çok güldüğümüz sebeplerle suçlandık gene vazgeçmedik. İşimizden, sevgilimizden, ailemizden, uykumuzdan çaldık, çaldığımız zamanları Kısa İyidir’e yatırdık; yorulduk, yorgunluktan baygınlıklar geçirdik gene vazgeçmedik. Çünkü umurumuzda değil! Sağa sola, onlara bunlara baksaydık bu kadar gelişemezdik, biz kendi yolumuza, kendi önümüze bakıyoruz. Sizlerden gelen geri dönüşleri görünce de her seferinde iyi ki diyoruz. Ve şimdi önümüzde daha da güzel bir yol var. Her ne kadar içerikleri daha iyi takip edebilmenizi sağlasa ve bu hiç de hafife alınacak bir şey olmasa da Kısa İyidir’deki yenilikler sadece görsel değil. Başka markaların sahip olmak için çıldıracağı binlerce kişinin abone olduğu  email bültenimizi elimiz bile titremeden kaldırdık. Yerine haberdar olmak isteyenlere daha etkili ulaşabileceğimiz Facebook ve Whatsapp bültenlerimizi getirdik.  (Katılmak ya da bilgi almak isterseniz buradan robotumuza bir “merhaba” demen yeter.)

Ve şimdi… Her ne kadar internetten her türlü bilgiye ulaşabildiğimizi sansak da, copy-paste içerikler içinde gerçek ve kaliteli bilgi eskiden olduğundan daha da büyük bir ihtiyaç. Her geçen gün yüzeyselleşen dünyada güvenebileceğin, danışabileceğin, paylaşabileceğin insanlar ihtiyaç. Herkesin kendinden bahsettiği ve kimsenin birbirini dinlemediği reel ve sanal ortamlarda iletişim ihtiyaç. Biliyoruz, ihtiyaçlar bitmiyor sadece dönüşüyor. İşte tüm bunlar yüzünden bilgiye ve birbirine ulaşamayanlar, seyirci kalmak istemeyenler, yardıma desteğe ihtiyaç duyanlar, kendiyle aynı dili konuşanlara susayanlar, her ne yapıyorsa tutkuyla yapanlar, cebindeki son parasını kitaba kim bilir kaç aylık maaşını kameraya yatıranlar, film çekmek için arkadaş buluşmalarından kısanlar, ortamlarda kafayı çekmek yerine bir şeyler yazmak için uykusuzluk çekenler, bir filme izlerken sevgilinin gözünün içine bakar gibi aşkla bakanlar için uzun zamandır üzerine çalıştığımız, planladığımız, heyecanlandığımız Topluluk‘u kurduk. Henüz çok yeni, çok bebek ve çok yakında kocaman bir aile haline gelecek. Biliyorum çünkü biz bunun için elimizden geleni yapacağız. Ya sen? Sen de kendin için, kendin gibi olanlar için elinden geleni yapacak mısın? Şimdi sorumu tekrarlıyorum. Hazır mısın?

Daha fazla üretmeye, daha fazla öğrenmeye, daha çok paylaşmaya, birlik olmaya, sanat için teşkilatlanmaya hazır mısın?

Cevabın evetse hadi aramıza katıl!