Geçtiğimiz günlerde Topluluk üyemiz Emine Karata radyo televizyon sinema öğrencisi olarak stajın önemli olup olmadığını sordu. İyi ki de sordu çünkü muhtemelen benim aklıma stajla ilgili bir yazı yazmak gelmezdi. Ardından bir iki dışarıdan mesaj daha aldım aynı konuda. Hal böyle olunca da cevabı benzer sorusu olan herkese ulaşabilsin diye Topluluk yerine Kısa İyidir‘e yazmaya karar verdim. Başlamadan önce Emine’ye de teşekkürlerimizi sunalım bu konuda bende de bir farkındalık yarattığı için.

Genel sorulara geçmeden önce biraz kendi staj deneyimlerimden bahsetmek istiyorum. Benim eğitim hayatımda iki üniversite oldu. Biri tamamen alakasız sayılsal ve yarım bıraktığım bir bölüm, diğeri de ara ara bahsettiğim üzere Marmara GSF Sinema-TV. Her ikisinde de staj zorunluydu ve bakın hayatımı nasıl değiştirdi.

İlk üniversitemde okurken hayatım boyunca sayısal öğrencisi olduğum için yazmak, çekmek gibi her şeyin benim için “hobi” olduğunu düşünüyordum. Biraz ergenlik kafasızlığı mıdır nedir, bana göre zaten herkes yazabiliyor, fikir bulabiliyor, pek çok alanla ilgilenebiliyor gibi geliyordu. Ne vardı ki yani? Altı üstü biraz hayal kurup bir şeyler karalıyorsun sonra o karaladığın şeylere kafanda sahneler düşünüyorsun, üzerlerine müzik duyuyorsun, fotoğraf makinalarına, görüntüye ilgi duyuyorsun vs. O yüzden de bunların hiçbirini ne yalan söyleyeyim meslek olarak düşünmüyordum.  Düşünmeme yardımcı olacak kimse de olmamıştı. Ben sayısal öğrencisiydim tabii ki mühendis ya da benzeri bir şey olacaktım! Okulla ilgili staj zamanı geldiğinde pek de koşturmadım peşinden. Okuduğum okuldan memnun değildim, başka yere mi geçsem diye düşünüyordum, çok da sallamıyordum işin aslı. Staj yapmam gerektiğini bilen bir iki aile üyesi vardı o kadar. Onlar da bana ilk stajımı ayarlayanlar oldu zaten. Bir öğrendim ki Cumhuriyet Radyo’da teknik masada staj yapacağım. Bütün bir yazımı radyoda geçirdim. Şükran Soner, Selim İleri, Ümit Zileli, İclal Aydın gibi isimler programlarını yaparken ben “güya” teknik yönetmenliği öğreniyordum. O zaman bir şeyi fark ettim ki sadece teknik değil, içerik ve proje geliştirmeyi de seviyorum.

Cumhuriyet’ten devam etmem için teklif aldım, okulu sevmiyordum ama gene de emin değildim bırakmak konusunda, o arada 99 depremi oldu radyoda yayınlar bana kaldı benim kafalar iyice karıştı derken ben okuluma dönmeye ve derslere girmememeye devam etme kararı aldım. Bütün bir okul dönemini yaklaşık olarak böyle geçirdikten sonra bir sonraki stajım gene ben pek peşine koşmazken tanıdıklarımın ayarladığı bir staj oldu ve kendimi NTV’nin aktüel kamera bölümünde buldum. Fotoğrafa meraklı olan ben için eski sistem Betacam kameralar pırlanta değerinde ve hepsine çok yakınım, çok mutluyum. Ama hala meslek ve kafa olarak diğer taraftayım. Staj sürem oldukça kısaydı bir ay kadar. Ama o kısacık süre bana yıllardır hobi sandığım, herkeste zaten var olduğuna inandığım bazı şeylerin ve yeteneklerin aslında bir “meslek” olduğunu gösterdi. Bunu anladığım andan itibaren de başka bir yerde olmamın anlamı yoktu hemen okulu bırakıp tekrar sınavlara hazırlandım ve sinema bölümüne girdim. İnsanın kendini bulması gibisi yok, bir dipnot olarak bunu da düşeyim.

Gelelim sinema okurken yaptığım staja… Okul döneminde ilk sınıftan itibaren sektörde de çalıştığım için staj yapmak bana çözmem gereken bir sorun gibi geliyordu. Ağırlıklı reklamda çalışıyordum, gecem gündüzüm, iş hayatım okul hayatım birbirine girmişti ve şimdi işimi bırakıp staj mı yapmam gerekiyordu? Reklamda freelance çalıştığım için staj defterimi hali hazırda çalıştığım yerlere imzalatma şansım yoktu. Ben de gittim çalışmadığım yere imzalattım : Onur Ünlü’ye. Bugünkü aklım olsa sadece defteri imzalatmak yerine kendisinin yanında gerçekten staj yapmayı tercih ederdim. Olabildiğince kısa anlattığım kendi hikayemde gördüğünüz gibi stajlar oldukça önemli bir yere sahip. Sadece iş hayatında değil, kişisel olarak gelişimimde de. Okul dönemlerinde gerek ilk üniversitemde gerekse sonraki üniversitemde arkadaşlarımın staj yaptıkları alanlarda ve yerlerde ilerlediklerini söyleyebilirim. Nedenlerini ise kısa kısa anlatayım.

 

Staj size ne kazandırır?

Staj size gerçeklerden bir kesit sunar. Okullarda öğrendiğimiz bilgiler her zaman sektör dinamikleriyle tutmaz. Ya ideal olanı öğreniriz ya da zamanı geçmiş bilgileri. Bu sadece bizde değil, dünyanın her yerinde böyle. Çünkü eğitim sistemi sektördeki kadar hızlı değişim ve uyum göstermez. Bir ağırlığı vardır ve olabildiğince onu korur. İş hayatı ise oldukça dinamiktir, hızlıdır, değişkendir. İşte staj size öncelikle sektörünüzün nasıl işlediğine dair bir bilgi verir. “İşler nasıl yürüyor?” bilgisi de bizim sektörde kariyer kurtarır. Bu gerçeklik hoşunuza gidebilir, gitmeyebilir o ayrı bir konu ancak pek çok anlamda fikriniz ve bilginiz olmasını sağlayacağı kesin.

Stajla ilgili konuştuğumuz bazı arkadaşlardan “ben kısa film çekiyorum, kamera / kurgu biliyorum zaten bana gerek yok” benzeri cümleler duyuyorum. Staj size teknik ya da teorik bilgi vermek için değildir bunu aklınızdan çıkarmayın. Bunların size verecek olan yer zaten okulunuz. Staj size okul hayatında verilemeyecek bazı bilgileri verir. Sektörün nasıl işlediğini, profesyonel insanların bakış ve yaklaşımlarını, sizin hangi alana daha yatkın olduğunuzu… Ve en önemlisi network. Evet elimden geldiğince anlatıyorum her yerde network çok önemli. Sektör içerisinden insanları tanımanız, iletişimde kalmanız için staj iyi bir başlangıç. Çünkü kimse henüz sizden kaşeli çalışanlar gibi profesyonel iş çıkarmanızı beklemiyor, henüz kimsenin rakibi değilsiniz herkes yardımcı olmaya çalışıyor, üzerinizde iş hayatındaki baskılar yok… Bunun yanında bir de şanslıysanız tam istediğiniz alanda düzgün insanlarla çalışıp gerçekten bir şeyler öğrenirseniz de şahane!

 

Stajı nerede yapmalı?

Bu soruya benim cevap vermem pek mümkün değil. Çünkü sinema sektörü içinde pek çok farklı alan var. Kendiniz için ne istiyorsunuz? Bunu biliyorsanız işiniz kolay. Yönetmenlik mi? Senaristlik mi? Dizi mi? Bağımsız sinema mı? Yapımcılık mı? Dağıtım mı? Kurgu mu? Görüntü mü? Sorular uzar gider. O yüzden hangi firmada yaptığınızdan öte hangi alanda yaptığınız önemli. Hangi alanda ilerlemeyi düşünüyorsanız o alanda işinize yarayacak noktalarda staj yapmayı düşünün. Bir önemli faktör de maalesef İstanbul. Şehir dışında yaşayan arkadaşların bu konuda oldukça zorlandığını biliyorum. İmkanınız varsa, zorlayabiliyorsanız İstanbul’u düşünün. Olmuyorsa da bölgenizden en verimli nasıl faydalanırsınız onun yollarına bakabilirsiniz. Yapım firmaları İstanbul’da olabilir ama çekimler her yerde yapılıyor ;)

 

Staj yapılacak yeri nasıl bulmalı?

Hangi alanda staj yapacağınızı buldunuz, kararınızı verdiniz ama bir sorun var : nerede yapacaksınız? Benim hikayemde olduğu gibi en iyi yol tanıdıklar, eş dost aile. Benim stajlarımdan ikisini aile dostlarımız, sonuncusunu ise sektörde tanıdığım bir arkadaşım ayarladı. Ben pek çok arkadaşıma staj ayarladım zamanında. Onlar da başkalarına. Biraz garip ama maalesef işleyiş çoğunlukla böyle. Çevrenizdeki insanlara şimdiden duyurmaya başlayın, kimin nereden tanıdığı çıkar belli olmaz. Şirketler de tanıdık aracılığıyla refere edilmiş kişiyi daha çok ister.

Bir diğer yol da staj yapmak isteyeceğiniz şirketleri, kurumları sosyal medyada takip etmektir. Her ne kadar sektörde ilan verme alışkanlığı olmasa da duyurmak istedikleri şeyi kendi hesapları üzerinden yaparlar. Bu sayede güzel bir staj imkanı yakalayabilirsiniz.

Ve son olarak siz iletişime geçebilirsiniz. Bir mail atarak durumu anlatabilirsiniz. Yalnız staj için mail atılırken yapılan çok büyük bir hata var. Bize de geliyor oradan biliyoruz. “… okuyorum, staj yapacak bir yer arıyorum. Sizde yapabilirsem çok mutlu olurum. İyi günler.” benzeri mailler geliyor. Şimdi karşı taraf açısından düşünün, bir mail aldı bir isim var o kadar. Kimsiniz, nesiniz, ne yapmak istiyorsunuz, hangi alana ilgi duyuyorsunuz, hangi becerileriniz yetenekleriniz var, daha önce bir şeyler yaptınız mı hiç belli değil. Siz böyle bir maili ciddiye alır mısınız? Muhtemelen almazsınız. Şirketlere ya da kurumlara mail atarken öncelikle dikkat etmeniz gereken şey samimiyet. Daha önce hiçbir deneyiminiz olmamış olabilir. Hatta çok kötü bir üniversitede de okuyor olabilirsiniz. “Merhaba. … Üniversitesi’nde okuyorum ve maalesef okulda pek bir şey öğrenemedim. Bu açığımı sizin şirketinizde staj yaparak kapatmama, öğrenmeme yardımcı olur musunuz?” demek bile bir önceki mailden daha samimi. O yüzden standart bir mail göndermeyin, hiçbir şey yazmadan sadece CV göndermeyin. Peki ne göndereceksiniz? Hemen bir liste yapalım o zaman.

  1. Maile kendinizi açıklayan, diğerlerinden farklı, yetenekli olduğunuz alanları içeren kısa bir giriş yazın. Mailinizi alan kişi CV’inize bakmasa bile sizle ilgili temel bilgileri alabilsin.
  2. CV’nizi hazırlayın ve ek olarak gönderin. Bunu yaparken hobileriniz robot yapmak ya da Japon Sineması gibi genelden farklı bir şey değilse, kitap okumak, film izlemek gibi “hobi” cümleleri yazmayın. Hobi yerine ilgi duyduğunuz alanları yazabilirsiniz ama onu da lütfen kitap okumak deyip bırakmayın. Öyle yapacaksanız yapmayın. Onun yerine daha fikir verecek olan “Steampunk Filmler” gibi sizi tanımalarını sağlayacak bilgileri yazın.
  3. Daha önce yaptığınız kısa film var mı? Katıldığınız festival, aldığınız ödül ya da içinde yer aldığınız herhangi bir kısa film çalışması. İşte bunları öne çıkaracaksınız. Bazen görüyoruz filmografisini yazmış ama katıldığı festivalleri yazmamış. Oysa bu filminizin ve dolayısıyla sizin yeteneğinizi göstermesi açısından oldukça önemli.
  4. Portfolyonuz olmayabilir önemli değil. İlerisi için hangi alanda ilerlemeyi düşünüyorsunuz, hangi alanda çalışmak istiyorsunuz, ne yapmak istiyorsunuz CV’inizde mutlaka bahsedin. Ama öyle tek kelime “yönetmenlik” deyip bırakmayın. Birkaç cümlelik de olsa ufak bir paragraf yazın. Tembelliğin, üşengeçliğin bizim sektörde yeri yok.

 

Sonuç

Sinema okuyorsanız staj sizin için sektöre açılan bir pencere gibidir. Gördüğünüz manzarayı sevebilirsiniz, sevmeyebilirsiniz ama mutlaka ilerisi için sizi yönlendirecek bir deneyimdir. Eğer hali hazırda sektör içerisinde çalışma imkanınız varsa başka ama böyle bir imkanınız yoksa yalandan bir staj defteri imzalatıp “ben kendi kendime öğrenirim ya bi film çekerim daha iyi” yanılgısına düşmeyin. Çünkü muhtemelen o filmi tatil rehavetine kapılıp çekmeyeceksiniz, çekerseniz de %50 ihtimalle kötü olacak. O yüzden staj işini sallamayın. Nerede yaptığınızdan çok hangi alanda yaptığınız önemli, o tarafa odaklanın ve iyi bir staj ayarlayamadım diye kendinizi hırpalamayın, yıpratmayın. Çünkü stajın sunduğu o gerçekliğe ve networke sahip olmanın bin tane yolu var. Staj sadece okul aracılığıyla elinize geçen bir şans, mümkün olan en iyi şekilde bu şansı kullanmaya bakın ama tek şans olmadığını da unutmayın.

Biraz da olsa faydalı olabildiğimi umuyor sonraki yazımızda görüşmek üzere diyorum. Buraya kadar sabırla okuyanlara da selam olsun.

Deneyimler

kurmacakafa. fictionhead. blue // storyteller. dreamer. film director. entrepreneur // film. photography. visual arts // Parazit Film. Kısa İyidir